Kılıçdaroğlu: PKK demediğimiz için suçlanıyoruz

Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “PKK” demedikleri için suçlandıklarını belirterek, “Biz devleti kuran partiyiz. Devletin geleneklerini biliriz. Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, kendi internet sitelerinde ‘bölücü terör örgütü’ der, terör örgütlerinin adını telaffuz etmez. Biz de devletin bu geleneğine saygı duyuyoruz, ‘bölücü terör örgütü’ diyoruz.” dedi.

Kılıçdaroğlu, Youtube üzerinden yayın yapan Karar TV’nin canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Sosyal medya hesabından yayımladığı “Alevi” başlıklı videoya ilişkin soru üzerine, Kılıçdaroğlu, Aleviliğin kapalı kapılar ardında kötü bir şeymiş gibi anlatıldığını, Alevi olmanın suç olmadığını söyledi.

Samimi bir Müslüman olduğunu, Allah’a, peygambere ve Kur’an’a inandığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Bu, kapalı kapılar ardında söyleniyor. Ben de çıkıp dedim ki ‘Ben böyle birisiyim, samimi bir Müslümanım’. Haram yemem, kul hakkı yemem. Bütün bunların hepsine dikkat ederim. Düşüncemi aktardım. Kapalı kapılar ardında bu artık söylenmez. Bana oy verecek kişiler, beni bütün ayrıntılarıyla bilmeli. Ben toplumun önünde cam gibi olmalıyım.” diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu her inanca saygı duymak zorunda olduklarını kaydederek, “Bana öğretilen, kimin inançlı olup olmadığını sadece yüce Yaradan bilebilir. Dolayısıyla kimse benim inancımı sorgulayamaz, böyle bir hak yok. Bizim, bunu da topluma anlatmamız lazım. Böyle bakıldığı zaman en büyük günah kul hakkı yemekse, boğazımızdan aşağı inmedi.” ifadesini kullandı.

İnancın ve kimliğin siyaset konusu olduğunda toplumu ayrıştırdığını dile getiren Kılıçdaroğlu, “Ben anne babamı seçme özgürlüğüne sahip değilim, ama annemle, babamla, soyumla, sopumla gurur duyarım. Kimliği, inancı siyaset konusu yaptık. Dolayısıyla toplum ayrıştı, kutuplaştı. Buradan Türkiye’yi çıkarmak istiyoruz. Herkesin inancı benim başımın üstüne.” değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, “Cumhurbaşkanının, milletin birliğini temsil ediyor olması sizin kişiliğinizde nasıl ortaya çıkacak?” sorusuna, “Hiçbir ayrım yapmayacağım. Oy versin, vermesin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacağım.” yanıtını verdi.

“‘PKK’ demediğimiz için suçlanıyoruz”

Kılıçdaroğlu, HDP veya Yeşil Sol Parti’nin kendisini desteklemesinin cumhurbaşkanı seçilmesi halinde terörle mücadeleyi etkileyip etkilemeyeceği sorusu üzerine, “Etkilemez, niye etkilesin? Terör bir insanlık suçudur. Teröre karşı hepimizin ortak hareket etmesi lazım. Bu benim teröristim, iyi, bu bizden değil, kötü, böyle bir şey olamaz. Siyasetçinin, birisini ‘terörist’ diye suçlaması kadar yanlış bir şey yok. Çünkü bu ülkenin polisi, Milli İstihbarat Teşkilatı, adliyeleri var. Varsa bir suçu gidersiniz yakalarsınız, yargılarsınız, hakim gerçekten görüyorsa, terörle iltisaklıysa alır mahkum eder.” dedi.

HDP’nin adeta terör örgütü olarak tanımlandığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“İyi de bu TBMM’yi yönetiyor. Yani HDP’li birisi kendisine sıra geldiğinde bir hafta süreyle TBMM’yi yönetiyor. ‘PKK’ demediğimiz için de suçlanıyoruz. Biz devleti kuran partiyiz. Devletin geleneklerini biliriz. Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, kendi internet sitelerinde ‘bölücü terör örgütü’ der, terör örgütlerinin adını telaffuz etmez. Çünkü onun reklamı olur. Niye terör yapar? ‘Adım daha çok duyulsun’ diye. Biz de devletin bu geleneğine saygı duyuyoruz, ‘bölücü terör örgütü’ diyoruz.”

“Gelirin yasaklanmış olması vergilendirilmesine engel değil”

CHP’nin terörle ilişkilendirilmesinin, akıl dışı olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “HDP’nin terörle bir bağlantısı varsa Milli İstihbarat Teşkilatı var, emniyetin, ordunun kendi istihbarat teşkilatı var, gitsinler bulsunlar, yakalasınlar, ne yapıyorlarsa yapsınlar. ‘Oradan talimat alıyor’ diyor. Ne söyleyeyim Allah aşkına? Akıl tutulması gibi bir şey.” görüşünü paylaştı.

Kılıçdaroğlu, uyuşturucu geliri sağlayanlardan vergi alınması gerektiğine yönelik açıklamalarının hatırlatılması üzerine, “Vergi Usulü Kanunu’nda çok açık hüküm vardır. Bir gelirin yasayla yasaklanmış olması onun vergilendirilmesine engel değildir. Bu açıktır, Danıştay kararları var.” sözlerini sarf etti.

“Bir şey yoksa iade edeceksin”

KHK ile görevinden alınanlara ilişkin soruyu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Bir kişiyi suçluyorlar, görevine son veriyorlar. Savcıya gidiyor, savcı diyor ki ‘Bunda bir şey yok’ ama geri iade etmiyorlar. Bir şey yoksa iade edeceksin. Savcıya gidiyor, savcı alıyor dava da açıyor, beraat ediyor. Beraat ettikten sonra başlatmanız lazım, yine başlatmıyorlar. Ben bu pozisyonda olanların derhal görevine iade edilmesi gerektiğine inanan birisiyim. Ben bunları söylediğim zaman da ‘Vay efendim siz FETÖ’cüleri mi affediyorsunuz’. Adalet sadece benim için değil, eğer siz adaleti savunuyorsanız, bu ülkenin mahkemeleri bunları suçsuz olarak kabul etmişse siz bunu tutamazsınız burada.”

“Seçimi kazandıktan sonra ilk günler ne yapacaksınız?” sorusuna ise Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

“Savurganlığı önleme genelgesi çıkaracağız. Hemen arkasından durum ve hasar tespit komisyonu kuracağız. Bu arada bakanların atanması, liyakatli bürokratların belli yerlere atanmaları var, o atanmalar gerçekleşecek. Avrupa Birliği’nin koyduğu vize koşullarını süratle yerine getireceğiz, vize sorununu kaldıracağız. Yabancı sermaye, yani bizim ‘temiz sermaye’ dediğimiz sermaye buraya gelecek. Çok önemli bazı temel yatırımları yapacağız.”

(Bitti)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir